Türkiye Jeoloji Bülteni
Türkiye Jeoloji Bülteni

Türkiye Jeoloji Bülteni

1998 ŞUBAT Cilt 41 Sayı 1
İÇİNDEKİLER
PDF Olarak Görüntüle
Menderes Masifi`nde Granulit, Eklojit ve Mavi Şist Kalıntıları: Pan-Afrikan ve Tersiyer Metamorfîk Evrimine Bir Yaklaşım
Osman Candan Osman Özcan Dora
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Menderes Masifi`nin metamorfik evrimi konusundaki yeni bulgulara çekirdek ve örtü serileri içerisinde yaygın olarak rastlanmaktadır. Genç olaylarla büyük oranda silinmiş söz konusu bulgular; i) Çekirdek serisi içerisinde gözlenen yüksek basınç eklojit ve yüksek sıcaklık granulit fasiyesi metamorfizmaları ve ii) Örtü serileri içerisinde gözlenen Tersiyer yaşlı yüksek basınç/düşük sıcaklık epidot mavi şist-eklojit fasiyesi metamorfizması olarak özetlenebilir. Genelde ortopiroksen ve pseudo-kordiyeritin varlığı ile karakterize olan granulit fasiyesi kalıntılarına çekirdek serisine ait çarnokit, ortopiroksen gnays, ortopiroksen ve/veya pseudo-kordiyerit leptit-gnays,metatonalit ve metagabrolarda yaygın olarak rastlanmaktadır. Çekirdek serisi içerisindeki yüksek basınç metamorfizması ana hatlarıyla metagabro stok ve damar kayaçlan çevresinde gözlenen eklojitlerle karakterize olmaktadır. 650 C° sıcaklık ve 13 kbar basınç koşulları altında gelişen bu orta sıcaklık eklojitleri "Omfasit (Jd 25)+Granat+Rutil±Disten" topluluğu içermekte olup etkilendikleri Barrow türü almandin-amfibolit fasiyesi metamorfizması sonucu granatlı amfibolitlere yaygın geri dönüşümler sunmaktadır. Eklojit, granulit ve migmatizasyonun eşlik ettiği almandin-amfibolit fasiyesi koşullarında gerçekleşen bu çok evreli olaylar dizgisinin Bitlis Masifi`ndekine benzer şekilde Pan-Afrikan orojenezi ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Epidot-mavi şist/eklojit fasiyesi koşullarında gelişen, Tersiyer yaşlı metamorfizmaya ait kalıntı verilere Menderes Masifi`nin kuzeybatı kesimlerinde, Dilek Yarımadası, Selçukve Gölmarmara çevresinde yüzlek veren Mesozoyik yaşlı örtü serileri içerisinde rastlanmaktadır. Bu olayı izleyen evrede yeşilşist fasiyesi koşullarında gelişen Barrow türü metamorfizma yüksek basınç/düşük sıcaklık metamorfizması topluluklarında yaygın geri dönüşümlere neden olmuştur. Minimum 10 kbar basınç ve 470 °C`nin altındaki sıcaklık koşullarında gelişen, Na-amfibol ve "Omfasit(Jd37)+Granat+Epidot" toplulukları içeren bu kayaçlar bir yitme zonuna bağlı olarak gelişmiştir. Söz konusu bulgular Neo-Tetis-Vardar okyanusunun genel evrimi içerisinde Menderes Masifi`nin bir yitme zonu boyunca Tersiyer`de (Eosen ?) yaklaşık 35 km`lik birderinliğe gömüldüğünü göstermektedir. Özellikle Tersiyer yaşlı bu metamorfizmalara ait yeni bulgular Menderes Masifi`nin metamorfik evrim ve litostratigrafik kaya istifi açısından Kikladik Kompleks`le korele edilebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

  • Eklojit

  • Granulit

  • Mavişist

  • Menderes Masif

  • Metamorfik evrim

  • Pan-Afrikan

  • Tersiyer

  • Lâdik-Sızma (Konya) Civa Yatakları Çevresinde Element Dağılım Profilleri ve Altın-Gümüş ve Baz Metal Potansiyeli: Jeokimyasal ve İstatistiksel Bir Yaklaşım
    Miğraç Akçay
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Lâdik-Sızma yöresi çok sayıda civa yatağının bulunduğu bir bölgedir. Bu yörede zinobere ek olarak antimonit ve yersel olarak Cuve Pb-Zn zenginleşmeleri de bulunmaktadır. Cive cevherleşmeleri daha çok benekler ve damarcıklar halinde faylı ve breşik yapılı karbonatlı kayaç-fillit dokanakları boyunca gelişmiştir. Civa yataklarının çevresindeki dere kumlarının ele alındığı bu çalışma yataklanın çevresindeki Au, Ag ve baz metal potansiyelini araştırmaktadır. Lâdik-Sızma yöresinde altın içerikleri çoğunlukla analiz edilebilecek sınırın altındadır. Buna karşın gümüş değişken değerler sunmakla birlikte 39 ppm`e kadar ulaşmaktadır. Yüksek gümüş içeriklerinin dağılımı üç ayrı anomaliye işaret etmektedir. Bunlardan ikisi bilinen civa yataklarıyla ilişkili, diğeri ise herhangi bir cevherleşmenin varlığının bilinmediği ve yoğun derecede ayrışmış kireçtaşlarının yer aldığı bir lokasyonda (Sızma`nın. 2 km KB`sında) bulunmaktadır. Element dağılımlarını yorumlayabilmek için beş faktörlü bir istatistiksel değerlendirme yapılmıştır. Buna göre yüksek Cu ve Fe faktör yükleri (0.807 ve 0.846) ile temsil edilen birinci faktör Cu zenginleşmesini ve onunla ilişkili olan hidrotermal alterasyonu açıklamaktadır. İkinci ve beşinci faktörler fillit, şist, metaporfir ve karbonatlı kayaçlardan kaynaklanan litolojik etkilere işaret etmektedir. Üçüncü faktör Pb-Zn zenginleşmelerini, dördüncü faktör ise Sb ve As zenginleşmelerini göstermektedir. Birinci, üçüncü ve dördüncü faktörlerin skorlarından elde edilen yoğunluk haritaları bilinen civa cevherleşmeleri dışında yeni Hg±Sb zenginleşmelerinin bulunma şansının zayıf olduğunu, fakat buna karşın yeni çalışmaların Cu, Pb ve Zn elementleri üzerinde yoğunlaştırılması gerektiğine işaret etmektedir. 

  • Altın-gümüş-baz metal potansiyeli

  • Civa cevherleşmesi

  • Dere kumu jeokimyası

  • Faktör analizleri

  • Lâdik-Sızma

  • Maden Çayı (Maden-Elazığ) Boyunca Fe Elementi İçin Biyojeokimyasal Anomalilerin İncelenmesi
    Zeynep Özdemir Ahmet Sağiroğlu
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Maden`de bulunan Cu yatağı M.Ö. 2000 yıllarından beri işletilmekte ve işletme sırasında çıkan atıklar (flotasyon atıkları, pasa,cüruf ve metalce yüklü sular) doğrudan Maden Çayı`na verilmektedir. Doğal olarak Maden Çay`ı boyunca yetişen bazı bitkiler yapılarında elementleri yüksek oranlarda biriktirmektedirler. Maden Çayı boyunca (atıklann deşarj noktasından önce ve sonra) ve çalışma alanından uzakta olan (Malatya ve Kralkızı Barajı) bölgelerden toplanan bitki (yaprak, dal, çiçek gibi organlarında), toprak ve su örneklerindeki demir düzeyleri alevli atomik absorpsiyon spektrofotometre ile analiz edilmiştir. Demir elementinin bitki/toprak arasındaki ilişkisi Phragmites australis (cav) Trin. ex stuedel (r=0.8683) ve Carex acuta L. (r=0.8945) türleri için istatiksel olarak çokönemli (P<0.01) olduğu belirlenmiştir. Bu bitki türlerinin Fe elementi için belirleyici (indikatör) bitki oldukları ve biyojeokimyasal prospeksiyonda başarılı bir şekilde kullanılabilecekleri sonucuna varılmıştır. 

  • Belirleyici bitkiler

  • Biyojeokimyasal prospeksiyon

  • Demir

  • Maden-Elazığ

  • Marmara Denizi`nde Mollusk Toplulukları İle Saptanan Neoeuxiniyen-Holosendeki Ortamsal Değişiklikler
    Yeşim İslamoğlu Andrei L. Tchepalyga
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Bu çalışmada, Marmara Denizi`nde grab yöntemi ile alınan yüzey tortullarında Geç Kuvaterner boyunca farklı ortamsal özellikler gösteren değişik fauna bileşimine sahip mollusk toplulukları saptanmıştır. Buna göre ilk topluluk %o 02-08 arasında tuzluluğa sahip, çakıl egemen zeminde bulunan Neoeuxiniyen`i (Üst Pleyistosen`in en üstü) temsil etmektedir ve başlıca Dreissena rostriformisdistincta And., Lithoglyphus naticoides (C. Pfeif), Hydrobia venîrosa (Mont.), Micromelania caspia lincta Mil. gibi türlerden oluşmaktadır. Buna göre bu dönemde Marmara Denizi`nin su seviyesi günümüze göre en az 28 m daha düşüktür ki, bu Holosen transgresyonunun başladığı eşik derinliği olmalıdır. Bundan sonra Erken Holosen`deki Akdeniz transgresyonu ile ortamın tuzluluğu bir miktar artmış, acı su-denizel ortam koşulları gelişmiştir (%o 10-18 tuzluluk). Bu ortamı temsil eden ikinci mollusk topluluğu başlıca Rissoa (Rissoa) splendida (Eichw.), Parvicardium exiguum Gm., Cerastoderma (Cerastoderma) edule (L.) gibi örihalin denizel türlerinden oluşmaktadır. Bu dönem kısa sürmüş, Geç Holosen`de hızlanan transgresyonla Jujubinus striatus (L.), Turritella (Turritella) tricarinaîa (Brocc), Chıysallida (Parthenina) excavata (Phill.), Trunculariopsis truncula (L.) gibi çok sayıda türü içeren tipik Akdenizfaunası egemen olmuş ve Marmara Denizi`nin günümüz koşulları meydana gelmiştir. Bu döneme ait olarak ise %o 18-35 arasında değişen tuzluluklarda yaşayan 3. mollusk topluluğu ayırtlanmıştır. Bu topluluk da bulunduğu ortamın derinliği ve litolojisine göre 3 altgruba ayrılmıştır.

  • Holosen

  • Marmara Denizi

  • Mollusk toplulukları

  • Neoeuxiniyen

  • Paleoekoloji

  • Yenice (Tarsus) Kuzeyi (Adana Havzası) Üst Miyosen Pliyosen İstifinin Ostrakod Faunası
    Güldemin Öğrünç Atike Nazik
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Bu araştırmada amaç, Adana Havzası`nda Yenice (Tarsus) kuzeyinde yeralan Geç Miyosen-Pliyosen yaşlı Kuzgun ve Handere Formasyonlarının ostrakod içeriğini tanıtmak ve bu faunaya göre ortamsal yorum yapmaktır. Çalışma arazisi içinde geniş yayılım gösteren Kuzgun formasyonu, çakıllı kumtaşı, kumtaşı, silttaşı ve kiltaşı birimlerinden oluşmaktadır. Paleontolojik olarak yapılan çalışmalar sonucunda, ostrakodlara ait 25 cins ve 42 tür saptanmıştır Kuzgun formasyonu, Aurila, Loxoconcha, Xestoleberis, Cytheridea, Cyamocytheridea, Cushmanidea, Carinocytheris ve Keijella gibi cinsler içermekte olup, bu fauna, formasyonun genel olarak sığ denizel koşullarda çökeldiğini göstermektedir. Handere formasyonu, inceleme alanında; evaporitik birimler, çakıltaşı, kumtaşı, siîttaşıve kiltaşı ile temsil edilmektedir. Formasyonun taban seviyelerinde evaporitik birimlerle bunların yanal devamında gözlenen akarsu çökelleri içinde ortam ve yaş verebilecek fauna bulunamamıştır. Bu birimlerin geçiş-karasal nitelikli bir paralik ortam ürünü olduğu düşünülmüştür. Diğer taraftan birimlerin yanal devamında kıyı ortamında çökelmiş kumtaşı, siîttaşı ve kiltaşı birimlerinde planktik foraminiferlerden Globorotalia suteare Catalona ve Sprovieri bulunmuştur. Bu fosil ile birimlerin litolojik ve stratigrafik konumları değerlendirilerek Messiniyen yaşı verilmiştir. Bu seviyelerin üzerine Handere formasyonu`nun çakıltaşı ve ince taneli kumtaşı, siîttaşı birimleri gelmektedir. İnce taneli seviyelerde tanımlanmış planktik foraminiferlerden, Sphaeroidinellopsis seminulina (Schwager) ve S. dehiscens (Paker ve Jones), Erken Pliyosen`de denizel ortama geçildiğini göstermektedir. 

  • Geç Miyosen-Pliyosen

  • Ostrakod

  • Yenice (Adana Havzası)

  • Türkiye Erken-Orta Maastrihtiyen Örneklerinde Orhitoides Parametreleri ve Bunların Zaman-Mekan İçerisindeki Değişimi Üzerine Bir Tartışma
    Muhittin Görmüş
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Orbitoides türlerinin belirlenmesinde kullanılan parametreler ve bu parametrelerin zaman-mekan içerisinde değişimi tartışma konusudur. Bu makale, Türkiye`den örneklerle (Hekimhan, Darende-Malatya; Adıyaman; Pazarcık-K.Maraş; Osmaneli-Bilecik) Orbitoides parametrelerinin zaman-mekan içerisinde değişimini araştırır. Çoğunluğu Türkiye Erken-Orta Maastrihtiyen`inden olmak üzere, 1250`den fazla Orbitoides birey incekesitlerinin biyometrik analizi sonrasında, değinilen cinsin kavkı şekli, embriyon büyüklüğü, oksiliyer ve embriyon sonrası loca sayısındaki değişiklikleri ortamsal faktörlere göre yorumlanmıştır. Derinlik, zemin tipi etkileri vezaman içindeki değişimde tartışmalı olarak sunulmuştur. 

  • Embriyon parametreleri

  • Orbitoides

  • Maastrihtiyen

  • Türkiye

  • Ust Jura Yaşlı Donacosmilia Corallina de FromentePin Türkiye`de (Araç-Daday, Kastamonu) Bulunuşu
    Sevim Tuzcu Sedef Babayiğit
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Avrupa`da pekçok araştırıcı tarafından Üst Jura (Oxfordiyen-Kimmericiyen, Portlandiyen ?) yaşlı olarak kabul edilen Donacosmilia corallina de Fromentel (hermatip mercan) türünün varlığına, ülkemizde Araç-Daday (Kastamonu) yöresindeki Yukarıköy formasyonuna ait resifal kireçtaşlan içerisinde rastlanılmıştır. Bu çalışmada, bu formun sistematik tanımlaması yapılarak, ilgili formasyona ilişkin resifal kireçtaşlarının Üst Jura (Üst Oxfordiyen-Alt Kimmericiyen) yaşlı olduğu ortaya konulmuştur. 

  • Donacosmilia

  • Kastamonu

  • Üst Jura