Türkiye Jeoloji Bülteni
Türkiye Jeoloji Bülteni

Türkiye Jeoloji Bülteni

2013 OCAK Cilt 56 Sayı 1
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
İÇİNDEKİLER
PDF Olarak Görüntüle
Ganos Fayı Boyunca Geç Senozoyik Yaşlı Gerilme Durumları, KB Türkiye
Seray Çinar Yildiz Süha Özden Salih Zeki Tutkun Özkan Ateş Seda Altuncu Poyraz Sevinç Kapan Öznur Karaca
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Son defa 1912 yılında, magnitütü 7.3 (Ms) olan bir depremle hareket eden Ganos Fayı; K70°D doğrultulu sağ yanal doğrultu atımlı bir fay olarak, Gaziköy (Tekirdağ) ile Saros Körfezi arasında uzanmaktadır. Bu çalışmada; Ganos Fayı boyunca fay topluluklarının kinematik analizi, depremlerin odak mekanizması ters çözümleri ve uydu görüntüleri üzerinde uzaktan algılama çalışmalarıyla; Ganos Fayı ve bölgedeki Geç Senozoyik yaşlı gerilme durumları belirlenmiştir. Fay boyunca birbirleriyle uyumlu faylanma mekanizmalarıyla bir ana tektonik rejimin varlığı saptanmıştır. Bu faylanmalardan ilki, KB-GD yönlü sıkışma ve KD-GB yönlü açılma ekseni ile karakterize olan doğrultu atımlı faylanmadır. En büyük asal gerilme ekseni (σ1) 130°±16° ve en küçük asal gerilme ekseni (σ3) 53°±13° olarak belirlenmiş ve Rm oranı 0.49 olarak hesaplanmıştır. Bu faylanma ile uyumlu, eş zamanlı ve KD-GB doğrultulu açılma ekseni ile temsil edilen (σ1 düşey yöndedir) lokal normal faylanmalar da belirlenmiştir. KD-GB yönlü açılmayla oluşan bu fayların kinematik analiz sonucunda en küçük asal gerilme ekseni (σ3) 28°±18° ile temsil edilmektedir. Ganos Fayı ve yakın çevresinde 2003-2010 yılları arasında meydana gelmiş (M≥3.3) 12 adet depremin odak mekanizması ters çözümleri yapılmıştır. Bu çözümler üzerinden yapılan ortak ters çözüme göre; KB-GD yönlü sıkışma ve KD-GB yönlü açılma eksenleri ile karakterize olan doğrultu atımlı faylanmanın günümüzde de etkin olduğu görülmektedir. Günümüzde etkin tektonik rejim için hesaplanan, en büyük asal gerilme ekseni (σ1) ve en küçük asal gerilme ekseni (σ3) sırasıyla 276°±7° ve 6°±6° dir. Rm oranı da 0.44 olarak hesaplanmıştır. Gerek fayların kinematik analizi, gerekse deprem odak mekanizmalarının ters çözüm işlemi sonucunda elde edilen Rm oranlarının 0.5`den küçük olması, Ganos Fayı`nın geçmişte ve günümüzde trans tansiyonel bir fay olarak çalıştığını göstermektedir. Uzaktan algılama yöntemiyle uydu görüntüleri üzerinde yapılan çizgisellik analizi çalışmalarında; 223 adet çizgisellik belirlenmiş ve bu çizgiselliklerin çoğunlukla Ganos Fayına parelel oldukları gözlenmiştir; Ganos Fayı; aktif sağ yanal doğrultu atımlı bir faydır ve Geç Pliyosen`den beri çalışmaktadır.

  • 1912 Mürefte depremi

  • deprem odak mekanizması

  • Ganos fayı

  • kinematik

  • ters çözüm

  • uzaktan algılama


  • Çınar Yıldız, S , Özden, S , Tutkun, S , Ateş, Ö , Altuncu Poyraz, S , Kapan Yeşilyurt, S , Karaca, Ö . (2013). Ganos Fayı Boyunca Geç Senozoyik Yaşlı Gerilme Durumları, KB Türkiye . Türkiye Jeoloji Bülteni , 56 (1) , 1-22 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/tjb/issue/28136/299041

  • Özgün Niteliklere Sahip Travertenler ve Önemleri: Sivas Yöresi Travertenlerinden Örnekler
    Bekir Levent Mesci
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Kimyasal ve/veya biyokimyasal süreçler sonucunda sıcak suların çökelttiği kayaçlar olan travertenler, çok uzun zaman aralıklarında ve çok özel jeolojik süreçlerle oluşmaktadırlar. Turizm açısından öneme sahip ve nadir özellik taşıyan az sayıdaki traverten alanının koruma altına alındığı bilinmekle beraber, jeomiras özelliği taşıyan çok sayıdaki traverten alanının denetimden uzak biçimde taş ocakları olarak işletildikleri görülmektedir. Travertenler ve traverten sahaları sahip oldukları aktif tektonik veriler ve jeolojik nitelikleri bakımından bilimsel araştırmalar ve yerbilimi eğitimi açısından oldukça büyük bir öneme sahiptir. Traverten yüzeylemelerinin önemi yerbilimleri ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda arkeolojik, antropolojik ve turizm değerlerinin de bulunduğu bilinmektedir. Dolayısıyla traverten oluşumlarının taş ocakları olarak işletilmeye açılmadan önce önemleri dikkatli bir şekilde değerlendirilerek özgün niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme sonucuna göre özgün nitelikleri bulunan traverten alanları koruma altına alınarak tahribatları önlenmeli ve jeomiras olarak değerlendirilmelidir.

  • Aktif tektonik

  • antropoloji

  • arkeoloji

  • Traverten

  • Sivas


  • Mesci, B . (2013). Özgün Niteliklere Sahip Travertenler ve Önemleri: Sivas Yöresi Travertenlerinden Örnekler . Türkiye Jeoloji Bülteni , 56 (1) , 23-38 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/tjb/issue/28136/298970

  • Karaburun Yarımadası`nın Kuzey Kesimindeki Killerin Stratigrafisi, Sedimantolojisi ve Ekonomik Kullanım Olanaklarının Araştırılması
    Berk Çakmakoğlu Fikret Göktaş Mahmut Demirhan Cahit Helvaci
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Karaburun Yarımadası`nda yüzeyleyen Neojen yaşlı karasal sedimanlar içerisinde ekonomik öneme sahip kil oluşumlarının varlığı bilinmektedir. Kil oluşumları, Erken Miyosen yaşlı Salman formasyonu içinde bulunur. Formasyon, Karaburun Yarımadası`ndaki karasal Neojen tortullaşmasının başlangıcını simgelemektedir ve yelpaze deltası ortamında çökelmiştir. Altta örgütlenmemiş bloktaşı istifiyle başlar veüste doğru çakıltaşına derecelenir. Yelpaze deltası istifinin su üstü bölümünü oluşturan kaba taneli çökelleri, silttaşı-çakıltaşı ardalanmasından oluşan su altı çökelleri izler. Yelpaze deltasının su altı çökelleri, kanal dolgusu, moloz akması ve set üstü litofasiyeslerinden yapılıdır. Linyit bantları ve karbonat ara katmanları içeren masif silttaşı düzeylerinin simgelediği gölsel kıyı gerisi istifi, yelpaze deltasının su altı çökelleri üzerinde çökelmiştir. Salman formasyonu, Erken Miyosen kalkalkali volkanizmasının ürünlerini kapsayan Yaylaköy volkanitleri tarafından örtülür. Yaylaköy volkanitleri, iki evrede yerleşimi yansıtan andezit bazaltik andezit bileşim aralığındaki lav akıntıları ve bu akıntıları birbirinden ayıran ince kül-lapilli tüf ardalanmasından yapılı piroklastik çökellerden oluşur. Ekonomik öneme sahip kil oluşumları, yelpazedeltası su altı çökellerinin set üstü litofasiyesi içerisinde gelişmiştir. İllit-kaolinit minerallerince zengin kil oluşumlarını denetleyen ana faktörün, beslenme alanındaki kayaçların jeokimyasal ve mineralojik özellikleri olduğu düşünülmektedir.

  • Erken miyosen

  • İllit

  • kaolinit

  • karaburun

  • kil

  • yelpaze deltası


  • Çakmakoğlu, B , Göktaş, F , Demirhan, M , Helvacı, C . (2013). Karaburun Yarımadası’nın Kuzey Kesimindeki Killerin Stratigrafisi, Sedimantolojisi ve Ekonomik Kullanım Olanaklarının Araştırılması . Türkiye Jeoloji Bülteni , 56 (1) , 39-58 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/tjb/issue/28136/299042

  • SAYI TAM DOSYASI
    PDF Olarak Görüntüle