Türkiye Jeoloji Bülteni
Türkiye Jeoloji Bülteni

Türkiye Jeoloji Bülteni

1986 AĞUSTOS Cilt 29 Sayı 2
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
İÇİNDEKİLER
PDF Olarak Görüntüle
Ballıdağ-Çangaldağı (Kastamonu) Arasındaki Bölgenin Jeolojisi
Mustafa Aydin Ömer Şahintürk Hüseyin Sebat Serdar Yakup Özçelik İbrahim Akarsu Ayhan Üngör Ahmet Reha Çokuğraş Sancar Kasar
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Sunu alanında iki ayrı tip temel vardır. Daday-İnebolu hattının doğusunda, fillit, sleyt ve meta-ofiyolitlerden kurulu temel Triyas-Alt Jura yaşındadır. Bunlar, derinlik ve yüzey kayaçları tarafından, erken Dogger`de kesilmiş, Paleotetis birimleridir. Prekambriyen ve Paleozoyik yaşlı birimler, Daday-İnebolu hattının batısındaki Karaderede yüzeylerler. Karaderede, Üst Kambriyen-Alt Ordovisiyen birimleri Prekamibriyen birimlerini, birincil stratigrafik dokanakla üstlerler. Kambriyen`den, Üst Karbonifer`e kadar olan Paleozoyik birimler iki regresif istif gösterirler. Karasal ortamda çökelmiş olan Permo-Triyas birimleri, kendinden yaşlı tüm birimleri açısal uyumsuzlukla üstlerler. Gondwana ve Lavrasya kıtalarının çarpışması bindirmelere neden olduğundan dolayı Gondwana kıtasına ait Paleozoyik birlikler, az metamorfik fliş fasiyesi ve ofiyolit-meta ofiyolitler den kurulu Paleotetis birlikleri üzerine, erken Dogger zamanında, G-GB`dan, K-KD`ya doğru bindirmişlerdir. Bu çarpışmanın neden olduğu tektonizma,çalışma alanında ayırt edilebilir. Üst Liyastan genç birimler,.bu tektoniği ve yaşlı birimleri transgresifolarak örtmüşlerdir. Transgresyon, Paleosen`e kadar devam etmiştir. Kuzeye eğimli Neotetis dalma-batma zonunun, Pontidler altına dalmasıyle ilgili adayayı volkanizması, Albiyen öncesinde başlamıştır. Kendinden yaşlı sedimanlar üzerine açısal uyumsuzluklarla gelen Eosen birimleri, sahada, değişik fasiyesler sunar. Neojen döneminde karasal birimler oluşmuştur. Bunları genç alüvyonlar izler. 

  • fliş

  • adayayı

  • sleyt

  • Kastamonu

  • Deniz Dibi Termal Kaynakların İnsan Yaşamı Üzerine Etkisi Hakkında Güncel Bir Örnek (Ilıca-Çeşme-İzmir)
    İbrahim Engin Meriç
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Ilıca körfezi (Çeşme-İzmir) batısında, Yıldızburnu`ndaki dalgakıran içinde kalan denizel alanda, yaklaşık 2.50 m derinlikte ve 55°-58°C sıcaklıkta bir termal kaynak bulunmaktadır. Bu kaynağın yakın çevresinde yaşayan foraminiferler, etki alanı dışındaki normal denizel koşullarda yaşayanlardan sayısal ve çeşitlilik yönlerinden önemli farklılıklar göstermektedir. Bu durum, kaynağın yakın çevresine yaydığı ısının canlı yaşamı üzerindeki doğrudan etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

  • dalgakıran

  • foraminifer

  • Çeşme

  • İzmir

  • Haymana (SW Ankara) Doğusu ve Batısındaki Üst Kretase-Alt Tersiyer İstifinin Sedimantolojik ve Sedimanter Petrolojik İncelenmesi
    Haluk Çetin İsmail Hakki Demirel Sungu L. Gökçen
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Haymana antiklinalinin kuzey kanadında, önceki araştırıcılarca incelenmemiş paleoakıntı ölçümleri, incekesit petrografisi, ağır mineral ve kil mineralleri gibi sedimantolojik ve sedimanter petrolojik çalışmaların tamamlanarak bölgenin paleocoğrafik evriminin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Haymana`nın doğu ve batısında yüzeylenen Üst Kretase-Alt Tersiyer istifi derin deniz sedimanları, rösedimanter konglomeralar ile biyoklastik ve ekiplastik kumlu türbiditlerden oluşmaktadır. İstif konglomera birimleri içeren türbiditlerle başlar (Haymana Formasyo nu-Maestrihtiyen) ve biyoklastik Çaldağ Formasyonuve bu formasyonun yanal ve düşey yöndeki devamı olan kumlu karbonatlı ve olistolitler içeren Yeşilyurt Formasyonu ile devam eder. Bu birimlerin üzerine uyumlu olarak kaba taneli kumtaşları ile konglomeralardan oluşmuş Ilgmlıkdere Formasyonu ince ta bakalı kumtaşı, marnlardan ibaret Eskipolatlı Formasyonu (İlerdiyen-Küviziyen) gelir. Bölgenin batısında, amalgamasyonlu kumtaşı-marn ve konglomera ardalanmasından oluşmuş Yamek Formasyonu, doğu Haymana`da bol nummulit içeren kırıntılı kireçtaşı ve marnlardan oluşmuş Çayraz Formasyonuna (Kü viziyen-Lütesiyen) dönüşür. Bölge kumtaşlarında yaygın görülen birincil sedimanter yapılardan ölçülmüş paleoakıntı yönleri, bu arenitlerin NW`dan gelen paleokantılarla taşınmış kırıntılardan oluştuğunu ve kaynak bölgenin de aynı yönde bulunduğunu göstermiştir. İnceleme alanı istifinin alt ve orta seviyelerini oluşturan formasyonların özellikle magmatik ve kısmen metamorfik kaynak kayaçlardan türediği, buna karşılık üst seviyelerinin (Eskipolatlı ve Yamak/Çayraz Formasyonları) ise birinci derecede metamorfik ve tali derecede magmatik kökenli kayaçlardan beslendiği saptanmıştır. İnceleme alanının kötü boylanmış grovak türü kumtaşlarında yapılmış petrografik çalışmaların Dickinson (1982) nin kompozisyon üçgenlerine uygulanması sonucu, bölge sedimanlarının bir yitilme zonu karmaşığı olduğu, fakat kısmen adayayi önündeki bölgelerde de geliştiği ortaya konulmuştur.

  • kil

  • kumtaşı

  • konglomera

  • Haymana

  • Akkaya (Feke-Adana) Fluorit-Barit Mineralleşmesi ve Köken Sorunları
    Ali Serdar Özüş Süleyman Servet Yaman
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Fluorit-barit mineralieşmesi Doğu Toroslar Bölgesinde, Akkaya köyünün yaklaşık 1,5 km. doğusunda Katlar sırtı mevkiinde, Kambriyen yaşlı kireçtaşları içerisinde damarlar şeklinde görülür. KB-GD doğrultulu flüoritli damarlarda kuvars, barit, beyaz-mor fluorit, kalsit; barit damarlarında ise kuvars, barit ve kalsitten oluşan fakir bir parajenez gözlenir. Fluorit kristalleri üzerinde yapılan sıvı kapanım çalışmalarında homojen dağılımlı, tek fazlı birincil ve ikincil kapanımlar gözlenmiş ve mineralleşmenin hidrotermal kökenli olamıyacağına işaret eden veriler elde edilmiştir. Ayrıca fluoritlerin lantanid (Nadir Toprak Elementleri) spektrumları da bunların hidrotermal bir mineralleşme sürecinden değil, paylaşma katsayısı yüksek karbonatlı bir ortamdan türeyebileceğini vurgulamaktadır. Saha gözlemleri ve laboratuvar çalışmaları ile Fluorit-Barit mineralleşmesinin, formasyon sularında veya sedimanter kayaçlar içerisinde dağılmış bulunan elementlerin, yeraltı sularıyla yeniden hareketlenmesi ile uygun kırık sistemlerine epijenetik olarak yerleştigi düşünülmektedir.

  • Fluorit

  • Barit

  • Doğu Toroslar

  • Adana

  • Bolu Çevresindeki Deprem Zararlarının Azaltılmasına Yönelik Sismik Zonlama
    Hasan Tahsin Aktimur Şerafettin Ateş Atila Oral
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Önemli derecede deprem tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Türkiye`de, depremin zararlarını azaltma çalışmaları yeterli sayılabilecek bir düzeyde yapılmamaktadır. Bu çalışma ile Bolu ve çevresinde meydana gelebilecek büyük depremlerde oluşacak ivme değeri ve şiddet dağılımını gösteren sismik zon haritası yapılarak, yörenin olasılı büyük depremlerden en az zarar görmesinin sağlanmasına yardımcı olmak amaçlanmıştır. Kuzey Anadolu Fayı`nın bu bölümünde meydana gelebilecek olan büyük depremlerin magnitüdlerinin7.3 veya daha büyük olabileceği saptanmış, bu depremlerin merkez üstlerinin ise fay düzlemi üzerindeki her noktanın alınması gerektiği vurgulanmıştır. 

  • deprem

  • sismik

  • Kuzey Anadolu Fayı

  • Bolu

  • Amanos Dağlarındaki Alt Paleozoyik Çökellerinin Çökelim Ortamları ve Bölgenin Paleocoğrafik Evrimi
    Mehmet Önalan
    PDF Olarak Görüntüle

    Öz: Türkiye`nin güneyindeki Amanos antiklinalinin çekirdek kısımlarında Antekambrian ile Kambrian`dan Devoniyen içlerine kadar devam eden Paleozoyik bir istif bulunmaktadır. Burada çökelme ortamları ve Paleocoğrafik evrimi ele alınan bu çökellerin en altında Prekambrian yaşlı Eğribucak formasyonu yer alır. Birim grovak ve laminalı şeyl ardalanmalı, oygu ve alet izli, yatay iz fosillidir. Eğribucak formasyonu türbidit istiflerinin gelişebildiği derin deniz ortamında çökelmiştir. Eğribucak üzerine uyumsuz olarak gelen Kambri yen yaşlı Eğrek formasyonu ise kuvarsarenitlerden oluşmuştur. Eğrek formasyonu dalgaların ve fırtınaların egemen olduğu sığ bir şelf ortamında çökelmiştir. Koruk formasyonu dolomikrit, intramikrit, intrasparit, mikrit ve dolomitlerden oluşmuştur. Ayrıca bazı oolit, stromatolit ve kuşgözü yapısı da kapsayan Kambriyen yaşlı bu formasyon, düşük enerjili, duraylı bir şelf ortamı ile bunun sahil yakım kesimle rinde oluşmuştur. İnderesi formasyonu pembe renkli, yumrulumsu, ince tabakalı, trilobitli mikritlerden ibarettir ve muhtemelen şelf yamacında çökelmiştir. Orta Kambriyen yaşlı İnderesi formasyonu üzerine şeyl, literanit ve vakelerden oluşan Orta-Üst Kambriyen yaşlı Tiyek formasyonu gelir. Bu formasyon ise açık şelfden havza ortamına kadar değişen kesimlerden oluşmuştur. Ordovisiyen yaşlı Bahçe formasyonu, kuvarsarenit ve şeyi ardalanmasından ibarettir. Bu formasyon zaman zaman fırtına ve dalgaların egemen olduğu tipik bir sığ şelf-sahil çökelidir. Üst Ordovisiyen-Alt Siluriyen yaşlı Kızlaç formasyonu şeyller, litarenit ve sublitarenitlerle temsil edilmiştir. Formasyonun sedimenter yapıları ve istif lenmesi, birimin alt kesimlerinin açık şelf, üste doğru ise delta ve koy ortamlarında oluştuğunu gösterir. Dedeler formasyonu pembemsi-morumsu litarenit ve şeyl ardalanmasından oluşur. Formasyonda bariz olarak menderesli nehir ortamının izleri görülür. Ayran formasyonu sublitarenit, kuvarsarenit ve şeyl ardalanmasından oluşmuştur. Bu formasyon plaj ve gittikçe derinleşen bir şelf ortamında çökelmiştir. Böylece Amanos Paleozoik`i içerisinde münavebeli olarak üç transgression ile iki regression`un geçtiği anlaşılır. Tüm bu çökel istifleri Nubian-Arabian Kalkanı`nın Türkiye içlerine kadar uzanan platformu ile bunun havza ve kara haline dönüşen kesimlerinde gelişmişlerdir. Eski akıntı analizlerine göre, Paleozoyik`de çökel beslenmesinin kabaca Doğu-Güneydoğu`dan olduğu söylenebilir.

  • transgression

  • regression

  • şeyl

  • Amanos

  • Sinop Volkanitlerinin Petrolojisi ve Jeokimyası: Tartışma ve Yanıt
    Osman Bektaş İsmet Gedik Halil Baş
    PDF Olarak Görüntüle
    SAYI TAM DOSYASI
    PDF Olarak Görüntüle