Türkiye Jeoloji Bülteni
Türkiye Jeoloji Bülteni

Türkiye Jeoloji Bülteni

2016 OCAK Cilt 59 Sayı 1
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
Oltu-Balkaya havzasının (KD Türkiye) tektonik konumu ve Geç Kretase sonrası jeolojik evrimi
Hüseyin Yilmaz Ali Yilmaz
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Oltu-Balkaya havzası, Pontid Yayı ve Anadolu-Toros Platformu`nun arasında Üst Maastrihtiyen`den itibaren gelişen çarpışma (ilk çarpışma-soft-collision) ile oluşmaya başlamıştır ve Maastrihtiyen-Erken Eosen döneminde çarpışmalı bir ön ülke havzası olarak evrim geçirmiştir. Bu dönemde alttan üste doğru sırasıyla karbonat ara katkılı türbiditik karasal kırıntılılar, denizel delta çökelleri ve denizel kırıntılılar çökelmiştir. Çarpışma evresini karakterize eden bu havza dolgusunun üzerine bir taban konglomerasıyla sığ denizel kırıntılı çökeller ve çarpışma sonrası magmatizmayla deneştirilebilecek yüksek potasyumlu volkaniklerden oluşan Orta-Geç Eosen yaşlı birimler gelmektedir. Eosen sonunda tümüyle su üstü olan bölgede (en sonçarpışma-hard-final collision) Oligosende bölgesel bir transgresyonla Oligosen-Geç Miyosen zaman aralığında jips ve yüksek potasyumlu volkanik ara düzeyli karasal kırıntılılar ve sığ denizel birimlerden oluşan bir molas çökelmiştir. Bu dönemi karakterize eden istifin çökelmesinden sonra Miyosen ortalarında bölge sıkışarak tümüyle kara haline dönüşmüştür. Akarsu ortamından gölsel ortama kadar değişen bütünüyle karasal çökel ve volkanitlerden oluşan Geç Miyosen-Erken Pliyosen birimlerinde KB-GD doğrultulu KD ve GB ya eğimli normal faylar gözlenmektedir. Gerilmeli bir tektonik rejimi yansıtan bu dönemde yaygın andezitik ve dasitik volkanizma gerçekleşmiştir. Üst Pliyosen-Kuvaterner yaşta yarı pekişmiş karasal kırıntılı çökeller ise bu birimleri açısal uyumsuzlukla örtmektedir. Oltu-Balkaya havzası yaklaşık KD-GB gidişli egemen kıvrımlanma ve yaklaşık 40o ye varan kuzeye eğimli KD-GB doğrultulu bir bindirme fayı ile karakteristiktir. Bu yapılar, Maastrihtiyen`de başlayan çarpışmanın kesintisiz olarak en azından Oligosen-Miyosen süresince de havzada etkin olan KB-GD yönlü bir sıkışmalı tektonik rejimi simgelemektedir. Üst Pliyosen-Kuvaterner yaşlı kaya birimleri ise kıvrımlanmamış olup, Neotektonik dönemi yansıtmaktadır. Sonuç olarak, Oltu-Balkaya havzası, Maastrihtiyen-Erken Eosen döneminde çarpışma evresi, Orta Eosen Erken Pliyosen döneminde çarpışma sonrası ve Geç Pliyosen`den Günümüze kadar (Neotektonik dönem),doğrultu atımlı rejimin egemen olduğu üst üste gelişmiş bir havzayı temsil etmektedir.

Çarpışma
çarpışma sonrası
Oltu-Balkaya havzası
yapısal evrim
Collision
Oltu-Balkaya Basin
post-collision
structural evolution
Jeolojik Çözümlemelerde Uydu Görüntüleri Destekli Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Yöntemleri; Yeni Foça (İzmir) Yöresi Örneği
Bekir Murat Tekin Enis Kemal Sagular
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Çalışma alanı İzmir ili KB`sında Yeni Foça`nın güneyinde yer alan Ilıpınar köyü ve çevresini kapsamaktadır. Bu bölge kuzeyde Sakarya kıtası, güneydoğuda Menderes masifi arasında Paleotektonik dönemin önemli tektonik yapılarından olan İzmir-Ankara Zonu (Brinkmann, 1966) üzerinde yer alır. Yaklaşık 72 km²`likbir harita alanında çalışılarak, sahada yüzlek veren volkanik/volkanoklastik kayaçlar ve bu kayaçlarla dokanağa sahip karasal (akarsu, göl vb.) tortullar arasındaki stratigrafik ve yapısal ilişkiler incelenmiş, saha gözlemleri yanında, sahadan alınan çeşitli kayaç örneklerinin petrografik/petrolojik incelemeleri yapılmış ve uydu görüntüleri destekli Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknikleri kullanılarak yörenin1/25.000 ölçekli yerel jeolojik haritası yeniden düzenlenerek güncellenmiştir. Çalışma sonucu yörenin jeolojik haritası büyük ölçüde değişikliğe uğramış, stratigrafik istif yeniden düzenlenmiş, yöresel stratigrafi yeniden yorumlanmıştır. Buna göre, yörede Erken-Orta Miyosen`de püskürmeli bir volkanik etkinliğin de yoğun olarak katıldığı karasal/gölsel bir çökelimin oluştuğu; bu çökelimin, Orta Miyosen`de gölsel tortullaşmanın volkanoklastik katkının sona erdiği son evrelerini temsil eden gölsel kireçtaşları ile tamamlandığı saptanmıştır. Ayrıca, tüm bu birimlerin daha sonra (OrtaMiyosen) oluşan yeni bir volkanizmanın ürünü karasal bazalt sokulumları tarafından uyumsuz olarak kesildiği belirlenmiştir. Yerbilimlerinde geniş bir kullanım alanına sahip uydu görüntüleri ve CBS günümüz jeolojik haritalama veya harita güncelleme çalışmalarında, farklı gruplara ait formasyonların, güncel tortullar içerisindeki eski ve yeni oluşumların sınırlarının belirlenmesinde ve tektonik süreksizliklerin saptanması ve yorumlanmasına ilişkin çalışmalarda yoğun olarak kullanılmaktır. Bu çalışmada da CBS yöntemleri yanında, farklı çözünürlükte uydu görüntüleri ile Google Earth programının sunduğu güncel uydu görüntüleri birlikte kullanılmıştır.  

Coğrafi bilgi sistemi
Foça tüfü
Menderes masif
uydu görüntüleri
Foça Tuf
Geographic information system
Menderes Massif
satellite images
Sivas-Divriği Demir Yatağı Kireçtaşı-Ofiyolit-Granitoyid Üçlü Dokanağında Flogopit Oluşumları
Hüseyin Yalçin Ömer Bozkaya
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Güneş Ofiyoliti’ne ait ultramafik kayaçlarda belirlenen bozuşma mineralleri serpantinleşme-öncesi, -sırasıve -sonrası olmak üzere üç ana gruba ayrılmıştır. Bunlardan serpantinleşme-öncesi minerallerden flogopit;ofiyolitik dizilimin oluşumu ile eşzamanlı mika-peridoditlerin ana bileşenlerinden birisidir. Sonraki bozuşmalardan lisfenitleşme ve pirometasomatizma, flogopitlerin tane boyunun artmasına ve belirlizonlarda birikmesine; yer yer karışık tabakalı flogopit-vermikülit (P-V) ve vermikülit dönüşümlerine neden olmuştur. Serpantinleşme-sırasında gelişen bozuşmalar koyu ve açık renkli minerallerin farklıkil ve/veya fillosilikat minerallerine dönüşümüdür. Serpantinleşme-sonrası bozuşma lisfenitleşme olup; başlıca ofikarbonat (yaygın kalsit ve dolomit; ender siderit ve hidrotalsit), ofioksit-hidroksit (hematit, götit, pirit, markasit, brusit) ve yer yer ofisilikat (kuvars) minerallerinin oluşumunu kapsamaktadır. Pirometasomatik kayaçlarda metasomatizma ürünlerini flogopit, aktinolit, epidot, yohansenit, skapolit, şörl ve Fe-mineralleri (manyetit, hematit, pirit, markasit); kalıntı birincil magmatik fazları ise piroksen ve feldispatlar oluşturmaktadır. Divriği flogopitleri; teorik flogopit-biyotit serisi uç üyelerinin oksit bileşimlerinden kısmen farklılık göstermektedir. Flogopitlerin biyotit bileşeni düşük (% 8-14) olup, ortalama birim hücre bileşimine göre; Fe-Al flogopit olarak adlandırılmıştır. Ultramafik-ana kayaçlı P-V’inana bileşeni Mg olup; kısmen Fe’ce zengin ve Al’ca fakirdir. Tetrahedral ve oktahedral Fe sübstitüsyonlara sahip serpantinler Fe-lizarditi işaret etmektedir. Divriği yöresindeki fillosilikat minerallerinin toplam eser element derişimi serpantin–flogopit–P-V yönünde azalmakta, buna karşın nadir toprak element içerikleri artmaktadır. δ18O ve δD değerleri (SMOW) flogopitler için ‰ +10.6-11.8 ve ‰ −64 - −102, P-V için‰ +14.2 ve ‰ −121, serpantin için ‰ +14.4 ve ‰ −129 olarak belirlenmiştir. δ18O ve δD değerlerine göre; flogopitler hipojen ve süperjen alanda; buna karşın P-V ve serpantin ise kaolinit yüzeysel bozunma çizgisinin altında yer almaktadır. Granitik su minimum izotopik değerine göre flogopit için ~ 130-150 °Cve P-V için ~ 100 °C oluşum sıcaklıkları elde edilmiştir. Ayrıca, duraylı izotop verileri, serpantinleşme, flogopitleşme ve vermikülitleşmenin birbirini izleyen farklı süreçler ile oluştuğuna işaret etmektedir.

Ana-iz ve izotop jeokimyası
fillosilikat
XRD
Major-trace and isotope geochemistry
phyllosilicate
XRD
Sisorta (Koyulhisar-Sivas) Yüksek Sülfidasyon Epitermal Altın Yatağının Jeoloji-Mineralojisi ve İzotop (O-D, S, Cu ve Ar/Ar) Jeokimyası
Çiğdem Şahin-Demir Ali Uçurum
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Bu çalışma Evliya Tepe yakınında Güzelyurt köyü Sisorta bölgesindeki altın yatağının jeolojik ve jeokimyasal özelliklerini sunmaktadır. Çalışma alanı 42 km2`lik alanı kapsamakta ve Sivas`ın 200 km KB`da Sisorta`dadır. Sisorta altın yatağında kükürt izotop değerleri; Bu çalışma Evliya Tepe yakınında Güzelyurt köyü Sisorta bölgesindeki altın yatağının jeolojik vejeokimyasal özelliklerini sunmaktadır. Çalışma alanı 42 km2’lik alanı kapsamakta ve Sivas’ın 200 kmKB’da Sisorta’dadır.Sisorta altın yatağında kükürt izotop değerleri; ‰ -0,4 ile ‰ 22,0 arasında değişmektedir. Bu sonuçlardacevherleşmenin oluşumunda etkili olan S’ün kaynağının ilk evrelerinde hafif S izotopunun etkin olduğudaha sonraki evrelerde ise ağır S izotopunun etkin olduğu gözlenmektedir.Gang ve alteasyon minerallerinde yapılan oksijen ve döteryum analizlerine göre; δ18O değeri ‰ 7,1 ile ‰15,6 arasında değişirken, δD değeri ise ‰ -77 ile ‰ -25,3 arasındadır. δ18O ve δD izotop değerleri birliktedeğerlendirildiğinde meteorik sular, silikat alterasyon minerallerinin oluşumunda önemli rol oynamıştır.Yapılan 40Ar/ 39Ar yaş analizleri sonucunda K-alünit minerallerinde; plato yaşı 78,85±0,94 My ve76,59±2,19 My, izokron yaşı 78,25±0,42 My ve 75,30±0,90 My olarak, bozunmamış andezitik volkanikkayaçlardan ayrılan hornblend mineralinde ise plato yaşı 80,44±0,84 My elde edilmiştir. Bu sonuçlar altıncevherleşmesinde etkin olan hidrotermal alterasyonun ana kayacın yerleşiminden 3 My sonra geliştiğinigöstermektedir.Sisorta altın yatağında bulunan bakır minerallerinde elde edilen ‰ δ 65Cu izotop değerleri -5.502 ile+3.032 arasında değişim göstermektedir. Intrüzyona (sistemin derin kısmı) yakın yerlerdeki bakır izotopdeğerleri önemli bir izotopsal değişim göstermemektedir (‰ <1), bunun tersine sistemin üst kesimlerindebakır izotop değerleri geniş bir değişim göstermekte ve buda ikincil süreçlerle bakır zenginleşmesini işaretetmektedir Bu çalışma Evliya Tepe yakınında Güzelyurt köyü Sisorta bölgesindeki altın yatağının jeolojik vejeokimyasal özelliklerini sunmaktadır. Çalışma alanı 42 km2’lik alanı kapsamakta ve Sivas’ın 200 kmKB’da Sisorta’dadır.Sisorta altın yatağında kükürt izotop değerleri; ‰ -0,4 ile ‰ 22,0 arasında değişmektedir. Bu sonuçlardacevherleşmenin oluşumunda etkili olan S’ün kaynağının ilk evrelerinde hafif S izotopunun etkin olduğudaha sonraki evrelerde ise ağır S izotopunun etkin olduğu gözlenmektedir.Gang ve alteasyon minerallerinde yapılan oksijen ve döteryum analizlerine göre; δ18O değeri ‰ 7,1 ile ‰15,6 arasında değişirken, δD değeri ise ‰ -77 ile ‰ -25,3 arasındadır. δ18O ve δD izotop değerleri birliktedeğerlendirildiğinde meteorik sular, silikat alterasyon minerallerinin oluşumunda önemli rol oynamıştır.Yapılan 40Ar/ 39Ar yaş analizleri sonucunda K-alünit minerallerinde; plato yaşı 78,85±0,94 My ve76,59±2,19 My, izokron yaşı 78,25±0,42 My ve 75,30±0,90 My olarak, bozunmamış andezitik volkanikkayaçlardan ayrılan hornblend mineralinde ise plato yaşı 80,44±0,84 My elde edilmiştir. Bu sonuçlar altıncevherleşmesinde etkin olan hidrotermal alterasyonun ana kayacın yerleşiminden 3 My sonra geliştiğinigöstermektedir.Sisorta altın yatağında bulunan bakır minerallerinde elde edilen ‰ δ 65Cu izotop değerleri -5.502 ile+3.032 arasında değişim göstermektedir. Intrüzyona (sistemin derin kısmı) yakın yerlerdeki bakır izotopdeğerleri önemli bir izotopsal değişim göstermemektedir (‰ <1), bunun tersine sistemin üst kesimlerindebakır izotop değerleri geniş bir değişim göstermekte ve buda ikincil süreçlerle bakır zenginleşmesini işaretetmektedir -0,4 ile % 22,0 arasında değişmektedir. Bu sonuçlarda cevherleşmenin oluşumunda etkili olan S`ün kaynağının ilk evrelerinde hafif S izotopunun etkin olduğu daha sonraki evrelerde ise ağır S izotopunun etkin olduğu gözlenmektedir. Gang ve alteasyon minerallerinde yapılan oksijen ve döteryum analizlerine göre; δ18O değeri % 7,1 ile %15,6 arasında değişirken, δD değeri ise % -77 ile % -25,3 arasındadır. δ18O ve δD izotop değerleri birlikte değerlendirildiğinde meteorik sular, silikat alterasyon minerallerinin oluşumunda önemli rol oynamıştır. Yapılan 40Ar/ 39Ar yaş analizleri sonucunda K-alünit minerallerinde; plato yaşı 78,85±0,94 My ve76,59±2,19 My, izokron yaşı 78,25±0,42 My ve 75,30±0,90 My olarak, bozunmamış andezitik volkanik kayaçlardan ayrılan hornblend mineralinde ise plato yaşı 80,44±0,84 My elde edilmiştir. Bu sonuçlar altın cevherleşmesinde etkin olan hidrotermal alterasyonun ana kayacın yerleşiminden 3 My sonra geliştiğini göstermektedir. Sisorta altın yatağında bulunan bakır minerallerinde elde edilen % δ 65Cu izotop değerleri -5.502 ile+3.032 arasında değişim göstermektedir. Intrüzyona (sistemin derin kısmı) yakın yerlerdeki bakır izotop değerleri önemli bir izotopsal değişim göstermemektedir (% <1), bunun tersine sistemin üst kesimlerinde bakır izotop değerleri geniş bir değişim göstermekte ve buda ikincil süreçlerle bakır zenginleşmesini işaret etmektedir.

Ar/Ar Yaşlandırma
Duraylı İzotop
Sisorta
Yüksek Sülfidasyon Epitermal Altın Yatağı
Ar/Ar Dating
High Sulphidation Epithermal Gold Deposit
Sisorta
Stable Isotopes