Türkiye Jeoloji Bülteni
Türkiye Jeoloji Bülteni

Türkiye Jeoloji Bülteni

2018 NİSAN Cilt 61 Sayı 2
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
İzmir-Ankara-Erzincan Sütur Zonu (KD, Türkiye) Boyunca Gelişen Çarpışma Sonrası Orta Eosen Magmatizmasının Volkano-Stratigrafik Olarak Araştırılması
Gönenç Göçmengil Zekiye Karacik Şengül Can Genç
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Neo-Tetis Okyanusunun, Türkiye`nin kuzey kesiminde yitimi sonucunda İzmir-Ankara-Erzincan sütur zonu (IAESZ) gelişmiştir. Sutürlaşma sürecinin bitmesi sonrasında, IAESZ`nin her iki tarafı ve üzerinde gerilme ve magmatizma eş zamanlı olarak gelişmiştir. Bu dönem boyunca, Almus, Yıldızeli ve Yıldızdağ bölgelerinde yoğun magmatik aktivite gelişmiştir. Almus ve Yıldızeli bölgesindeki Orta Eosen magmatizması volkano-sedimentar birimlerile temsil edilmektedir. Buna karşın Yıldızdağ bölgesindeki gabroyik ve diyoritik kayalar magmatizmanın genel unsurlarıdır. Almus ve Yıldızeli bölgelerindeki volkano-sedimanter kayalar alt kesimlerinde sığ denizel sedimanter kayalar, orta ve üst kesimlerinde ise lav akıntıları ve volkanoklastik birimler ile temsil edilmektedir. Almus ve Yıldızeli bölgelerindeki eş zamanlı olarak gelişen magmatik birimlerin evrimini anlamak adına sekiz adet volkano  sedimanter istif ölçülmüştür. Her iki bölgede, stratigrafiye bağlı olarak üç farklı volkanik dönem ayırtlanmıştır. İlk evre amfibollü bazaltik andezit, andezit ve dasitlerden oluşur. İkinci evre bazalt ve piroksenli bazaltik andezitler ve üçüncü evre ise trakit ve trakiandezit dayk ve stoklarından meydana gelmektedir. Bütün bölgelerden elde edilen arazi verisi sonucunda orta-Eosen magmatik birimlerinin eş zamanlı olarak çarpışma sonrası dönemde geliştiği ve magmatizmayı tetikleyen olayın bölgesel ölçekte bir delaminasyon veya litosferik ayrılma süreçleri ile kontrol edildiği görülmektedir. 

çarpışma sonrası magmatizma
orta Eosen
volkano-stratigraf
İzmir-Ankara-Erzincan sütur zonu
Izmir-Ankara-Erzincan suture zone
middle Eocene
post-collisional magmatism
Volcano-stratigraphy
Manyetize Olmuş Jeolojik Yapıların Model Parametrelerinin Belirlenebilmesi için Gelişmiş Lokal Dalga Sayısı Tekniğinin Toplam Alan Manyetik Anomalilere Uygulanması
Yunus Levent Ekinci
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Bu çalışmada, toplam alan manyetik anomaliler (TMA) kullanarak izole ve manyetize olmuş jeolojik yapıların ölçüm profili düzlemindeki yatay uzaklığı, derinliği ve yapı geometrisi gibi model parametrelerinin hesaplanabilmesi için gelişmiş lokal dalga sayısı (GLDS) tekniği sunulmuştur. Teknik, ölçülen TMA`lerin analitik sinyal genliğini (ASG)ve birinci ve ikinci dereceden yatay ve düşey türevlerini kullanmakta ve ardından manyetik anomaliye neden olan kaynağın doğası hakkında herhangi bir ön bir bilgiye ihtiyaç duymaksızın model parametrelerini kolay bir şekilde hesaplamaktadır. Ayrıca, mıknatıslanma ve ortam manyetik alan doğrultularının (eğim ve sapma açıları) sonuçlar üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. GLDS tekniğinde yapı geometrisi, yani yapısal indeksi (kontak/fay, dayk, yatay silindir ve küre) bir önceki hesaplamalardan elde edilen yapı derinliği ve yapının profil düzlemindeki yatay uzaklığı yardımıyla hesaplanmaktadır. Bazı basit şekilli jeolojik modellerden üretilen TMA`lerle gerçekleştirilen teorik uygulamalar tekniğin kullanışlılığını göstermiştir. Ayrıca, gerçek veri uygulaması olarak Türkiye’nin en büyükdemir rezervlerinden biri olan Kesikköprü-Bala demir yatağında (Orta Türkiye) ölçülmüş TMA analiz edilmiştir. Manyetik özellikçe zengin mafik kayaçları ve demir cevherini içeren manyetize olmuş kaynak yapı derinliği 21.39 molarak hesaplanmıştır. Yapısal indeks değerleri ise dayk-benzeri veya dayk ve yatay silindir arası manyetize olmuş bir yapıyı işaret etmiştir. Bu bulgular yeni yayınlanmış bir çalışmanın sonuçlarıyla da uyumludur. Bu nedenle, TMA`lerden hızlı ve güvenilir model parametreleri kestirimi yapabilmek için GLDS tekniğinin kullanımı ters çözüm çalışmalarına bir alternatif veya destekleyici çalışma olarak önerilmektedir.  

Gelişmiş lokal dalga sayısı
Manyetize olmuş jeolojik yapılar
Model parametreleri
Toplam alan manyetik anomaliler
Yönsel türevler
Directional derivatives
Enhanced local wave number
Magnetized geological structures
Model parameters
Total field magnetic anomalies
Biga Yarımadasında Jeodeğerler ve Jeoturizm Potansiyeli
Ayten Çalik Sevinç Kapan R. Cüneyt Erenoğlu Oya Erenoğlu Cumali Yaşar Emin Uğur Ulugergerli
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Çanakkale ili sınırları içinde yer alan, jeolojik olarak önemli ve toplumun ilgisini çekebilecek, birbirinden yapısal olarak farklı üç ayrı jeolojik oluşumun jeopark veya jeodeğer olarak değerlendirilebilmesi için yapılması gerekenler özetlenmiştir. Örnek alanlar olarak Tuzla jeotermal alanı sıcak su çıkışları, Kestanbol-Yahya Çavuş köyü antik granit sütunları ve Yenice Köyü opal sahası ele alınmıştır. Gerek bilimsel gerekse turistik değeri olan alanların korunmasının bir yolu tanıtma ve ziyarete açmaktır. Yerbilimleri müzeleri de bu alanların ortaya çıkarılması ve tanıtılmasında katkı verecek önemli kurumlardır. Bu çalışmada önerilen, uygulaması kolay bir izlence her üç sahada da güncel durumu tanımlama ve geleceğe yönelik yapılacakları belirlemek için kullanılmıştır. İlk sonuçlara göre Tuzla Jeotermal alanı basit birkaç düzenleme ile kullanılabilecek iken Kestanbol, Yahya Çavuş Köyü sahalarının güncel halleri ile jeoturizm amacı ile kullanılamayacağı ortaya çıkmıştır.

Jeodeğer
Jeolojik miras
Jeopark
Jeonokta
Yerbilimleri Müzesi
Geovalue
Geological heritage
Geopark
Geopoint
Earth Science Museum
Akhüyük (Konya) Jeotermal Alanındaki Hidrotermal Akışkan Dolaşımı ve Traverten Oluşum Mekanizması / Orta Anadolu, Türkiye
Mehmet Furkan Şener
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Çalışma alanı olan Akhüyük Jeotermal alanı Orta Anadolu Volkanik Kompleksinin güneybatı kısmında yeralmaktadır. Alanda bulunan Akhüyük travertenleri Tuz gölü Fay Zonuna paralel bir çatlak hattı boyunca yüzeye ulaşan termal suların çökelmesi sonucu oluşmuş sırt tipi bir traverten yapısındır. Çalışma alanına ait kayaç numunelerinin tüm kaya XRD incelemelerinde tüm numunelerin kalsit mineralinden oluştuğu görülmektedir. Aynı numunelerin XRF analiz sonuçlarına göre alınan tüm numuneler yaklaşık %90 oranında Ca elementinden oluştuğu ayrıca bu Caelementine Mg, S, Sr ve K gibi elementlerin eşlik ettiği gözlenmektedir. İnceleme alanında farklı kaynaklardan alınan su örneklerinin yüzey çıkış sıcaklıkları 17-35 °C arasında değişirken, pH değerleri 6.6-6.9 ve elektriksel iletkenlikleri (EC) 5600- 47700 μS/cm arasında değişmektedir. Çalışma alanından derlenen su örneklerinin Scholler diyagramına göre sular aynı kaynaktan beslenmektedir. Örneklerin iyon dağılımları suların katyonlarına göre Na+K>Ca+Mg, anyonlarına göre ise Cl+SO4>HCO3+CO3 bölgelerinde yer alan Na-Cl tipinde sular olduğunu ve Giggenbach diyagramına göre çoğunlukla olgun olmayan sular sınıfında olduğunu göstermektedir. Su örneklemeleri sırasında ölçülmüş sıcaklıklardaki mineral doygunlukları, termal sularda genellikle kalsit, aragonit ve dolomit minerallerinin çökel oluşturduğunu gösterir. Elde edilen bu veriler ışığında oluşturulan üç boyutlu kavramsal modeline göre alanın temelini Paleozoyik yaşlı Niğde Grubu oluşturken, ısıtıcı kayayı Orta Anadolu Volkanik Kompleksinde de olduğu gibi Üçkapılı Granadiyoriti ve jeogradyan, rezervuar kayayı Gekbez Formasyonuna ait kireçtaşları ve örtü kayayıda Pleyistosen-Holosen yaşlı güncel çökeller ile Akhüyük travertenleri oluşturmaktadır. 

Akhüyük
hidrojekimya
kavramsal mode
Orta Anadolu
traverten
Akhüyük
Central Anatolia
conceptual model
hydrogeochemistry
travertine
Yüksekova Havzası`nın (Güneydoğu Türkiye) Yükselim Hızı Tarihçesi’nin Araştırılması
Taylan Sançar
PDF Olarak Görüntüle

Öz: Şemdinli Yüksekova Fay Zonu (ŞYFZ), Doğu Anadolu Sıkışma Bölgesi`nin en güneyinde yer alan K50°-60B°uzanımında ve 90 km uzunluğunda doğrultu atımlı sağ yanal bir deformasyon yapısıdır. ŞYFZ`nin en belirgin morfotektonik yapısı KB-GD uzanımlı, uzun ekseni 38 km en geniş yeri 10 km olan Yüksekova Havzası`dır. Bu çalışma kapsamında morfometrik indisler kullanılarak havza civarının yükselim özellikleri araştırılmıştır. Yüksekova Havzası`nın kuzey ve güney sınırlarında fay kontrolü olarak gelişen dağ önleri üzerinde gerçekleştirilen Dağ Önü Sinüslüğü (Smf) ve Vadi Tabanı Genişliğinin Vadi Yüksekliğine Oranı (Vf) indeks hesaplamaları havzayı sınırlayan fayların yüksek aktiviteye sahip olduğunu ve yükselim hızının 0.5 mm/yıl`dan az olmadığını göstermektedir. Havzaya uzak ve yakın konumlanmış drenaj alanları içerisindeki dere kolları üzerinde dört farklı yöntem ile hesaplanan konkavlık (m/n) indeksleri, havza sınırlarındaki yükselimin bölgesel bir aktiviteden ziyade ŞYFZ denetiminde geliştiğini açığa çıkarmıştır. Yüksekova Havzası`nı sınırlayan faylara yakın konumlanmış drenaj alanları içerisindeki dere kollarının İntegral Analizi (chi= χ), havzaların m/n oranından bağımsız olarak yükselim hızının zaman içerisinde değiştiğine işaret etmektedir. Havza civarında aşınmaya karşı dayanımlı olan litolojik birimler yükselim hızının dört defa değiştiğini açığa çıkartmıştır. 

Şemdinli-Yüksekova Fay Zonu
Yükselim Hızı
Morfometrik İndis
Doğu Anadolu Sıkışma Bölgesi
Şemdinli-Yüksekova Fault Zone
Uplift Rate
Morphometric Indices
East Anatolian Contractional Province